İş yaşamında Motivasyon üzerine…

Hiç motivasyonunuzu kaybettiğiniz veya kendinizi çok motive hissettiğiniz durumlar oldu mu? Peki bunun nedenleri üzerine kafa yordunuz mu?

Eminim hemen hemen herkesin bu iki soruya cevabı müsbet olacaktır. Çoğu zaman bazı işlere dört elle sarılır, bazı zamanlar çalıştığımız işyerini ve yaptığımız işi çok severiz. Bunun tersi durumları da sıklıkla yaşarız. Motivasyonumuzun yüksek olduğu durumlarda içsel sorgulamayı pek aklımızdan geçirmeyiz ama işler bizim için yolunda gitmediğinde şapkamızı önümüze koyup düşünmüşüzdür. Motivasyon kaybımızın sebeplerine doğru veya yanlış bir çok neden bulabiliriz. Ancak bu yazımda size bunun bilimsel çalışmaları ve formülasyonu hakkında bilgi vereceğim. Continue reading

Advertisements

Birleştiren Liderlik

Tedx organizasyonunda konuşan Fazıl Oral’ın konuşmasını dinlemenizi tavsiye ederim. Beyaz yakalıların çok yakından deneyimlediği konulara farklı açıdan bakan güzel bir konuşma. Liderlik, koçluk, organizasyonel yapı gibi bir çok konuyu 17 dk’ya içine biraz ironi de katarak harmanlamış. İyi seyirler…

Continue reading

Önyargıyı parçalamak Atomu parçalamaktan zordur!

Albert Einstein tarafından söylenmiş bu cümle mübalağa içerse de doğruluğu konusunda konusunda çoğu kişi hemfikirdir sanırım. Çoğumuz günlük hayatımızda önyargılamalara maruz kaldığımız gibi başkalarına da önyargılı yaklaşırız. Ama maalesef bunun farkına varmamız genelde çok geç olur ya da hiç olmaz. Yapılan araştırmalarda bir insanın karşısındaki kişi ile ilgili yargıya varması onu gördüğü ilk 30 sn içinde gerçekleşiyormuş. Doğru yargıya varmak için ne kadar da kısa ve yetersiz bir süre değil mi?

İnsan beyni doğası gereği az enerji ile daha çok iş üretmek üzere evrimleşmiştir. Bu da düşünme ve anlamlandırma konusunda geçmiş deneyimlerimize dayanarak karar vermemiz demektir. Yani bir nevi bir yargıya ya da sonuca ulaşırken kısa yollardan gitme eğilimindedir beynimiz. Bu deneyimler nasıl mı oluşur? Aileden, aldığımız eğitimden, yaşadığımız çevreden, sahip olduğumuz korkulardan, o an içinde bulunduğumuz duygusal durumdan ve daha pek çok etkenden kaynaklanır. Bu açıdan baktığımızda verdiğimiz kararların veya sonuçların objektif olma ihtimalinin çok düşük olduğunu görebiliriz.

Peki önyargılardan uzak bir yaşam sürmek mümkün mü? Zor olmakla birlikte imkansız değil. Eğer iş veya özel yaşamda davranış ve kararlarımızı alırken beynimizi otomatik pilottan çıkarıp bu çerçevede tekrar gözden geçirmek bana göre bir çözüm olabilir. Bir şeyi söylemeden ya da son kararı vermeden karşımızdakine biraz zaman tanımak da bunu uygulamak da faydalı olabilir.

Sonuç olarak önemli olan önyargı ile yaklaştığınız bir durumun bilincinde olabilmektir. Eğer günlük hayatın koşuşturmacasında bunu yapabilirsek, bunun üstesinden gelebiliriliz diye düşünüyorum.