Organizasyonunuzun Entropisi kaç?

entropi1Organizasyonlar için böyle bir ölçü birimi elbette yok. Entropi esas olarak bir termodinamik terimi. Ama aşağıda anlatacağım gibi organizasyonlarda bir metafor olarak rahatlıkla kullanılabileceğini düşünüyorum.

Öncelikle Entropi nedir onu açıklayayım. Termodinamikdeki bilimsel açıklamasını bir kenara bırakıyorum. Zira bu konuda yazmak benim haddime değil. Ancak bu terim teoloji ve felsefede de sıklıkla kullanılıyor. Entropiyi en kaba tabirle “düzensizliğin düzeni” olarak açıklayabiliriz.

Düzensizliğin düzeni mi? Bu da ne demek?

Şöyle ki;

Evrende herşey yıpranır, yaşlanır, tükenir vs., yani diğer bir değişle düzenli bir formdan düzensiz bir forma geçme eğilimi vardır. Sürekli olarak yüksek enerjili bir seviyeden düşük enerjili bir seviyeye, yani kendi denge noktasına ulaşmak ister.

entropi2

Örneğin, yüksekten bırakılan taş yere düşer. Potansiyel enerjisini, hareket enerjisi ile harcayarak zeminde potansiyel enerjisinin sıfır olduğu noktada dengeye ulaşır.

Ya da bir gazı katı kaba sıkıştırısanız basıncı artar, kap küçüldükçe dışarı çıkmak için basıncı artar(entropisi artar) ve ensonunda patlayarak denge noktasına ulaşır.

“Su akar yolunu bulur” diye bir deyimimiz vardır. Bu da entropinin işleyişine güzel bir örnektir.

Baskı altına alınan toplumlar ve organizasyonlar da bir şekilde bu baskıya direnç gösterirler.

Günümüzde dünyasında toplum ve şirket organizasyonlarındaki yönetim anlayışında da eskiye göre bir gevşeme ve rahatlık sözkonusu. Yalın/matris organizasyon, bireysel olarak insiyatif alabilme(empowerment), hizmetkar liderlik gibi kavramlar sürekli havada uçuşuyor.

Temel amaç, eskinin baskıcı ve merkezci, silo mantığında,  “entropisi yüksek” ancak iş verimliliği/motivasyonu düşük organizasyonların entropisini azaltarak rahatlatmak ve insanlara biraz da kendi oyun alanlarında rahat olmalarını sağlayarak verimliliği artırmak.

Bu sebep ile e-girişim şirketleri, kurumsal devler karşısında çok daha verimli olabiliyor ve hızla büyüyebiliyorlar. Ofisleri ve çalışma şekilleri bizim beyaz yakalı diye tabir ettiğimiz çalışanların çalıştığı plaza ve fabrika ortamlarından çok çok farklı.

Kaç saat masanızda oturduğunuzu, kurumsal iletişimde hiyerarşi zincirini kıramadığınız bir organizasyon mu, yoksa kaç saat çalışırsanız çalışın ürettiğiniz iş kalitesi ile ölçüldüğünüz, herkes ile arada bir katman olmadan iletişimde olduğunuz bir organizasyon mu?

İlk başta yazdığım gibi herşey değişmek, tükenmek zorunda ve entropisini düşürmek zorundadır.

Peki ya çalıştığınız organizasyonun Entropisi ne durumda?

Sağlıcakla kalın…

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s