Annelik vs. Profesyonellik

images8DRNR80E

Malum dün Anneler Günü idi. Bu vesile ile öncelikle bu yazıyı okuyan tüm annelerin Anneler gününü kutlamak isterim. Bir süredir aklımda olan bu konuyu gündemin uygunluğuna binaen yazmak istedim.

Önce biraz tarihsel bakış açısı;

Bilindiği üzere tarım devrimi ile birlikte insanoğlu göçebe hayattan yerleşik düzene geçti. Endüstri devrimine kadar da kadın erkek arasındaki görev/sorumluluk ayrımı netti. Erkek, erken dönemde toplayıcı/avlayıcı, tarım devriminden sonra ise tarlada üretim yapıp satan, eve kazanç sağlayan kişi idi. Kadının görevi ise bu 2 dönemde de çok değişmedi. Ev yönetiminden, çocuk yetiştirmeden sorumlu, geri planda ama bir o kadar da hayati olan görevleri yerine getiren bir rolde idi. Kadının ekonomiye ve üretime doğrudan değil dolaylı bir katkısı vardı.

Endüstri devriminin başlangıcı olan 1700’lü yıllardan sonra her alanda olduğu gibi binlerce yıldır süregelen bu aile yapısını altüst olmaya başladı. Geniş aileler dağılarak, çekirdek aile kavramı ortaya çıktı. Bu devrim erkekleri evden aldı ve fabrika veya küçük atölyelerde çalıştırmaya başladı. Kadının görevi erkeğin uzaklaşması ile birlikte daha da ağırlaştı. Vahşi kapitalizmin dayattığı uzun çalışma saatleri kadının her işi kendi yapma zaruretini doğurdu.

Bu devrim ile birlikte mal ve hizmet çeşitliliğinin artması daha önce insanoğlunun aklında olmayan sanal ihtiyaçları ortaya çıkardı. Bu sanal ihtiyaçları alabilmek için daha çok çalışmak ve para kazanmak gerekiyordu. Bunun için kadın da ek kazanç için tarihte ilk defa direkt olarak üretime/ekonomiye direkt katkı yapmaya başladı.Böylece kadının  profesyonellik ile annelik arasındaki çelişkisi ortaya çıkmış oldu.

Zamanla işçi haklarının gelişmesi, emek/ücret dengesinin sağlanması ile birlikte iş/özel hayat dengesi pozitif yönde gelişti. En son yaşadığımız bilgi toplumu devrimi ile birlikte üretim/ekonomiye katkıda cinsiyet farkının önemi gittikçe azaldı. Artık günümüzde kadınların bir çok alandaki katkısı erkeklerle eşit düzeyde, bazı alanlarda daha fazla bile olduğunu düşünüyorum.

Peki günümüze ve yazının ana amacına dönecek olursak;

Öncelikle belirtmeliyim ki bunlar benim kendi gözlemim sonucunda ortaya çıkan görüşlerimdir. Katılırsınız veya katılmasınız saygı duyarım:)

images

Gözlemlediğim kadar ile yukarıda bahsettiğim bu süreç her ne kadar kadının üretime girmesini ve birey olarak kabul görmesini sağladı ise de omuzlarına erkeklerde çok daha fazla yük getirdi. Çünkü çevremdeki kadınların çoğu annelik görevi ile profesyonel hayat arasında sıkışmış durumda. Özellikle bizim gibi gelişmekte veya geri kalmış ülkelerde kadının okuması ve çalışması, toplum içinde kabul görmesi açısından çok önemli. Bu sebep ile kız çocukları küçüklükten itibaren erkeklerle eşit olmaya, onlar karşısında ezilmemeye odaklı yetiştiriliyorlar.

İyi bir akademik eğitimden sonra bir işe başlayan kadın, eğer hırslı ise kariyer adımlarını bir bir tırmanıyor. Ancak eninde sonunda  üreme ve annelik görevleri ile yüzleşmek zorunda kalıyor. Bir çok kadın haklı olarak ikisinden de vazgeçmek istemiyor. Çocuk yapıyor ama anneliği bakıcıya/büyükanneye havale ederek profesyonel hayatındaki kariyerine devam ediyor. Bunun sonucunda;

  • Her ne kadar kendisini anne olarak görse de, bilinçaltında annelik ile ilgili yapmak istediklerini tam yapamadığı için suçluluk hissi yaşıyor
  • Bu his çocuğun her dediğini yapmaya ve onu yönetememeye kadar gidiyor
  • Annelik duygusundan eksik kalan birey bunun getirdiği problemlerle birlikte toplumda dahil oluyor
  • Uzun vadede toplum bundan negatif olarak etkileniyor

Katılırsınız veya katılmazsınız ancak kadın/erkek eşitliği sadece birey olarak kabul görmede var olmalıdır. Kadın ile erkek eşit değil, hiç bir zaman da olmadı, olmamalı da.

Kadın üzerindeki bu yükü azaltmak için toplum olarak alınması gereken önlemler de bana göre şunlar;

  • Çocuklarımıza Kadın/Erkek eşitliğinin birey bazında olduğunu benimsetmek
  • Çocuk için kariyerden vazgeçmenin veya daha pasif/sade bir kariyer seçmenin dünyanın sonu olmadığını, hiçbir şeyin dünyaya getirdiğin çocuğun sağlıklı gelişmesinden daha önemli olmadığını tüm erkek ve kadınlar tarafından bensimsenmesini sağlamak
  • Özel veya devlette çalışan kadınların annelik ile profesyonellik arasında ikilem yaşamamaları için gerekli önemleri almak.(Daha uzun ücretli izin, hakların korunması vs.)

Sevgili anneler, “Çocuk da yaparım, kariyer de” sözü maalesef  ütopyadır. Hayatta herşeyde olduğu gibi burada da bir denge vardır. İki şeyi aynı anda çok iyi yapamazsınız. Bir şeyi iyi yapıyorsanız, diğerini vasat/orta yapıyorsunuz demektir. Hangisini seçeceğiniz anne olarak en başta sizin tercihinizdir. Burada elbette babaya da görev düşüyor. Ancak babaların yapacağı fedakarlık,  annelerin yapacağının yanında önemsiz kaldığı için babalara değinmiyorum.

Çünkü iş çocuk yapmakta değil, onu hakkıyla büyütüp topluma kazandırabilmektedir.

Sürç-ü lisan ettiysek tüm annelerden ve kadınlardan özür dilerim.

Sağlıcakla kalın…

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s